menu kapat

Sizden Gelenler

Sensei Selçuk Kaplaner

Uyumlu ama güçlü , özgüveni yüksek ama saygılı bireyler yetiştirebilmek için doğru adres AİKİDO'dur. ( Aikido is the right address for building adaptable but also strong, self-confident but also respectful individuals. )

23 Tem 2019

İlker Canbulut

AİKİDO YAŞAM SANATI Kurucusu Morihei Ueshiba olan Aikido, bir savaş sanatı olarak bilinse de aslında bundan çok daha derin bir yaşam sanatıdır. Diğer yaşam felsefeleriyle karşılaştırıldığında, çok genç olmasına rağmen, hem hepsinin birleşimi gibidir hem de temeli gibi. Kökleri itibarıyla büyük oranda Taoculuk ve Zen’den etkilenmiştir. Türkçeye “Ruhun uyum yolu” olarak çevrilebilecek olan Aikido, evrene karşı hissedilen sonsuz sevgi ve yaşama duyulan saygının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Aikido’nun savaş sanatı olarak felsefesi şu şekilde özetlenebilir: Savaş, en kötü şeydir. Tüm iletişim kanalları denendikten sonra, savaşmaktan başka bir çözüm kalmıyorsa savaş. Ancak asla saldırma. Amacın kendini korumak kadar, sana saldırıya geçen kişiyi de uyum noktasına getirmektir. Ve bu savaş, bir güç mücadelesi halini almadan, o insana en az zarar vererek, en kısa sürede sonuçlanmalıdır. Aslında bu yönüyle Aikido savaş sanatının odak noktasında, “her iki tarafın da kazanması” bulunmaktadır. Bir savaş sanatı olarak teknikleri öyle bir şekilde tasarlanmıştır ki; her teknik, özüne uygun şekilde birkaç figürden oluşan kısa ve pratik hamlelerdir. Savaşın ve yok edişin etkilerinden insanı ve doğayı koruma gayret ve kavrayışı, bana Platon’un “Savaşın sonunu ölüler gördü.” sözünü hatırlatır. Aikido’da savaşın sonunda, tüm tarafların uyumu yakaladığı bir yaşam hedeflenir. Yaşam felsefesi ise “Tek bir savaş vardır, o da sizin uyum noktasına gelmeniz için kendi kendinizle yaptığınız savaştır. Bu savaşı verirken topluma fayda yaratmak, kendiniz kadar, çevrenizdeki insanları da ruhun uyum noktasına getirmeye çalışmak asli görevinizdir. Bunu yapabilmenizin yolu da insanlarla sevgiyle ve içten iletişimler kurmanızdan geçer.” şeklinde özetlenebilir. Yani Aikido, sadece kişinin kendisinin yaşadığı bir yaşam sanatı değildir. Kişinin kendisi kadar, diğer insanların da uyumu yakalamasına gayret sarf ettiği bir mutluluk öğretisidir. Diğer birçok Japon yaşam sanatı gibi toplumsal fayda ön plandadır. Çoğu yaşam sanatında olduğu gibi Aikido’nun da üç önemli çalışma alanı vardır: Beden, zihin ve ruh. Aikido felsefesindeki her kural, bu üç alanın dengeli ve sağlıklı bir şekilde gelişimine hizmet eder. İnsan sonsuz bir enerji alanı içinde yaşar. Karşılaşılan her zorluk bir enerjidir, güçlü bir akıntı gibidir. Bu enerji, bazen size karşı gibi görünse de sağlıklı bir zihin ve dingin bir ruh ile bakıldığında aslında sizin bir parçanızdır ve siz de onun bir parçasısınız. O enerjinin karşısında durup, ona karşı mücadele etmek yerine, evrenin gücüyle uyumlanmak, onunla tek ve bütün olabilmek gerekir. Bu nedenle farkındalığı yüksek bir zihin ve iç dengesini sağlamış bir ruh seviyesine ulaşarak ve topluma fayda yaratmak hedeflenmelidir. Aikido’da “Hanmi” denilen, duruş pozisyonunuz çok önemlidir. Savaşta ve barışta, karşı enerjiye ve hayata yönelik duruşunuz, sizin kaderinizi belirleyebilir. Duruşunuz, size karşı gibi görünen enerjinin önünden çekilip akıp gitmesine izin verecek şekilde mümkün olduğunca esnek olmalıdır. İş ve özel hayatınızda kimi zaman en olmadık zamanlarda negatif enerjili insanlarla karşılaştığınız olur. Böyle durumlar, karşınızdaki insanın negatif tavır ve duygularından zarar görmeniz ve hatta haklıyken haksız durumlara düşmenizle sonuçlanabilir. Aikido bilgeliğinin vurguladığı hayatta duruşunu belirleme, esnek olma ve enerjiyle birlikte akma konusunu çok önemli buluyorum. Ayrıca duruma göre karşınızdaki insanın yönünü veya yörüngesini yitirmiş enerjisinin doğal ve uyumlu halinin bulunmasına yardımcı olma, bunun için gerekirse o enerjiyi aynen o insana geri yönlendirme öğretisinin bugünün modern dünyasındaki bizler için çok değerli olduğunu düşünüyorum. Peki bunu nasıl başaracağız? Uyum Anahtarı, İlker Canbulut, Sy. 31-33, Sola Unitas Yayınları, İstanbul, Ocak 2019

4 Şub 2019

Selçuk Kaplaner

Şahanesiniz..... Bana tatemide sıkça ‘’oluyor mu ,yapabiliyor muyum ‘‘ diye soranlara ;Sürekli söylediğim sözler ; şahanesin,süpersin,harikasın.... Aikidoyla henüz tanışmış arkadaşlarımın tepkisi hep aynı ; hoca herkese aynı şeyi söylüyor... sırf motive etmek için..... Değil , yeminle değil....hepiniz şahanesiniz... hepiniz süpersiniz...hepiniz harikasınız... tatemidesiniz , bundan süperi olur mu ki... Bana inanmayan annesine ,babasına sorsun, evladına,teyzesine,halasına,kardeşine,arkadaşına, sevdiğine sorsun ’’nasılım ya da oluyor mu ‘’ diye.... Rabbimin yaratırken mucizelerle donattığı bu muhteşem varlığı , tüm benliğinizle aikidoya sunacaksınız ve siz daha yolun başındayken , bizler sırf kolunuzu hemen düzeltemediniz diye , ayağınızı zamanında geri çekemediniz diye olmadığını , yapamadığınızı mı söyleyeceğiz...çarpılırız valla.... Ayrıca bir de şöyle bakmayı deneyin; Yaşıyorsak eğer, her anımızda sürekli bir gelişim ve değişim geçirmekteyiz. Ve bu hiç kimse için kolay olmamaktadır. Aikido ,bizlere bu süreçin doğal, farkında, sabırlı , enerjik, sağlam ,uyumlu olması için rehberlik eder... Bu zorlu serüvene ,aikido rehberliğinde çıkma cesaretini gösteren her bir birey şahanedir , gerisi hikayedir....

28 Eki 2017

Selçuk Kaplaner

AİKİDO ÜZERİNE...... Bizler aikido ile doğal olanı bulmaya , doğallığı içselleştirip her adımımızı bu çizgide atmaya çalışırız. Çevresel etkilerin, yaşadığımız travmatik vakaların üzerimizde bıraktığı izler, inatla özümüzden uzaklaşmamıza sebeb olurlar. Her geçen gün bir önceki benliğinden farklılaşır insanoğlu çünkü izler birikir, izler tortulaşır, kabalaşır, çirkinleşir ve bizleri de kendine benzemeye zorlarlar. Aikido farkındalıktır. Önce kendimizde olanın farkında olmaktır. Sonra da sürekli ve düzenli bir silkelenmedir ki bu izlerden arınabilmeyi sağlar. Süreklidir çünkü yaşıyorsak,hissediyorsak; her bir anın etkisi yüzümüzdeki çizgiler kadar ruhumuzda da izler bırakmaktadır ve de birikmemelidir. Düzenlidir çünkü minik minik silkinişlerdir bizim idmanlarımız. Onun içindir ki şiddet bulunmaz dojomuzda,sertlik yoktur tatemide. Hedefte kendisi var iken başkası ile uğraşmaz. Bir an öncekinden daha arınmış olmaktır aikidokanın tek amaçı. Bu yolda ,aylar,yıllar süren çalışmalarımızda sayısız teknikler ile donatırız kendimizi ve sonrasında unutun şimdi hepsini der önde giden (sensei) , sadece aşağıdaki dört madde kalsın sizde... 1-Enerjiyi hissedin 2-Çizgide kalın 3-Gevşeyin 4-Bağı koparmayın

17 Ara 2015

Cem Çakırman

Aikido başkalarını değil, kendinizi yola getirme sanatıdır.

5 Eyl 2015

Serkut Coşkunsu

Doğru hissedilip uygulandığında hayata yön veren bir algı ve aksiyon felsefesidir.

4 Eyl 2015

Selçuk Kaplaner

Aikido yazı yazmayı öğrenmek gibidir. Önce düz çizgiler, yana yatık çizgiler yaparsınız bir süre. Sonrasında alfabeyi öğrenirsiniz. Sonra ufak ufak kelimeler yazmaya başlar sonra cümleler kurarsınız. En son paragraflar sonra romanlar yazarsınız.

3 Eyl 2015

Derya Çalışır

"O'Sensei" Morihei Ueshiba tarafından samuray terbiye sistemi aikijutsu' dan sert tekniklerin ayıklanmasıyla modernize edilmiş bir yaşam felsefesidir.

2 Eyl 2015

Abdullah Acar

Tamamen bir düşünce sistemidir. Uygulanan teknikler ise o düşünceyi en iyi şekilde anlayabilmek, hazmedebilmek için yapılan fiziksel aktivitelerdir.

1 Eyl 2015